SAMSUNG SDC-313B KAMERA
1/3" Yüksek Çözünürlüklü Kamera
Genel Bakış
SDC-313B, kesinlikle kaliteden ödün vermeyen uygun fiyatlı yüüksek çözünürlüklü kameradır.Yüksek çözünürlüklü renkli görüntüler ,akıllı hareket algılama,özel maskeleme ve kolay ayar için ekran üstü menü özelliklerinin tümü SDC-313B kamerada standarttır.Kamera,sadece Samsung Techwin'e özgü SSNR (Samsung Techwin Süper Gürültü Azaltma)teknolojisi kullanılır;dolayısıyla az ışık performansı yüksektir ve DVR disk alanından tasarruf sağlar.
- 1/3" Interline Transfer CCD
- SSNR dijital gürültü azaltma ,DVR depolama alanında tasarruf sağlar
- 530TV satırlı yüksek çözünürlük
- Min.aydınlatma 0,3Lüks@F1,2(Renkli)
0,002Lüks@F1,2 (Renkli,Yüksek Hassasiyetli)
- Programlanabilir 4 bölgeli özel maskeleme
- Arka ışık dengelemesi
- Hareket algılama
- EÜM(Ekran Üstü Menü)
- 50dBS S/G oranı
- Voltaj:24V AC (SDC-31BNA)
12V DC (SDC-313BPD)
Beşi bir yerde eğlence makinesi
Epson EH-DM3, hem projektör hem DVD/DivX oynatıcı hem de dijital müzik ve karaoke istasyonu.
Usta projektör üreticisi Epson görenlere “iyi fikirmiş” dedirten bol fonksiyonlu EH-DM3’ü tanıttı. 3LCD teknolojisine sahip ‘beşi bir yerde’ prpjektör aynı zamanda bir DVD/DivX/CD/MP3 oynatıcı. 
Epson EH-DM3 video projektörü ile DVD filmleri oynatabiliyor, CD ve MP3 dosyalarından müzik dinleyebiliyor, USB anahtarından fotoğraf ve videoları görüntüleyebiliyor, ‘tak&çalıştır’ özelliği sayesinde kamera, oyun konsolu, bilgisayar ve televizyona kolayca bağlantı kurabiliyorsunuz.
Çok hafif olmasa da gayet kompakt bir kasası olan EH-DM3, şık ve portatif yumuşak dokulu çantası, katlanabilen kulpu sayesinde rahatça taşınabiliyor. Yani sinema keyfini arkadaşınızın evine kendinizle birlikte götürmek çok kolay.
17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİ
Deprem tüm Marmara Bölgesinde, Ankara ve İzmir'e kadar Türkiye'nin geniş bir alanında hissedildi; ancak Kocaeli, Adapazarı, Gölcük, Yalova ve çevrelerinde büyük çapta can kaybı ve hasara neden oldu. 15,000 ölü, onbinlerce yaralı, binlerce tamamen yerle bir olmuş bina/konut, on binlerce hasarlı yapı ve yüzbinlerce evsiz insan.Tabi bu çok acı bir tabloydu bizim için yaralar henüz kapanmış değil elbette.Ama deprem ülkesi olduğumuzu bilerek yaşamak hepimiz için faydalı olacaktır.Marmara depremi bunu bize acı bir dille hatırlattı.Ölen yurttaşlarımızı rahmetle anıyor,yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.
Şimdi ne olacak,neler yapılacak,nasıl bir yol izlenecek.Deprem bmlgesi olan yerlerde sağlam olmayan yapıları yıkmak uzun prosedürler,izinler ve bazı insanların ticari kaygısı nedeni ile hayli zaman almakta.Örneğin Zeytinburnu ilçemizde şehir yapılandırılması çerçevesinde bazı binalar yıkılması gerekmekte fakat bu kaygılar ve sorunlar nedeni ile bir türlü başlanamamaktadır.
- Sağlam olmayan zeminde yapılaşma (kumlu, killi, suya doygun toprak zeminler, bataklıktan ıslah edilmiş zeminler v.b.)
- Zemine uygun, yapıyı taşıyacak temelin doğru olarak tasarlanmaması
- Yapı malzemesi seçim hataları: beton yapımında deniz kumu kullanıldığı takdirde hem beton dayanımı düşük olur, hem de beton içindeki çelik donatı çubukları korozyona uğrayarak dayanımı azalır, beton ile birleşimi zayıflar. Düz çelik çubukların dayanımı ve betonla birleşimi, nervürlü (tırtıklı) çelik çubuklarına göre daha düşüktür.
- Yapı malzemesi kullanım hataları: Beton yapımı esnasında kullanılan çimento, çakıl, su oranları beton dayanımı açısından çok kritiktir.
- Yapı eleman birleşim hataları: Beton kolon ve kirişlere yerleştirilen çelik donatı oranları ve yerleştirme biçimi yapı dayanıklılığına direk olarak etki eder.
- Yapı projelendirme hataları: Deprem şartnamesine uygun olmayan projeler; deprem yükünü taşıyacak, kolonlar arasına yerleştirilecek, betonarme perde kolon/duvarların bulunmaması; resmi projeden farklı yapı elemanlarının eklenmesi: üst katlarda dışarı doğru çıkmalar, fazladan çıkılan katlar, taşıyıcı kolonların estetik veya mekan kazanma amacıyla kaldırılması.
- Bilinçsiz kişilerce sonradan yapı içinde yapılan tadilatlar: kolon, kiriş kaldırma, bodrumlarda mekan kazanma amacıyla temelde zemini kazma.
Bazı binalarda birinci kat kolonlarının üst döşemesi ile birleşiminde oluşmuş patlama/ezilme açıkça görülmekte. Benzer hasarlar deprem bölgesindeki binlerce yapıda da gözlendi. Bölgeye özgü 5-8 katlı betonarme yapıların birçoğu bu depremde benzer yapısal davranışlar göstererek, üzerlerinde bulundukları zemin, kullanılan malzeme ve projelendirilmelerine göre büyük veya az hasarla bu depremi atlattılar.
D
Ardından yapının üst katları bu hasar görmüş kolonların üzerine düşer. Kolon-kiriş ve döşeme birleşimleri kuvvetliyse, beton kaliteliyse, çelik donatı doğru yerleştirilmişse böyle büyük bir harekete karşı 1. kat kolonları dayanabilir. Ancak yapıda ve malzemede hatalar varsa 1. kat kolonları bu yüke direnemez ve ya tamamen parçalanır, ya da ezilme altında dışarıya doğru patlar. Eğer yapının bir üst katındaki kolonlar üzerlerine gelen yükü kaldıracak güçte ise üst katlar hasarsız olarak, sadece 1. kat tamamen çökmüş olarak kalır. Eğer üst kat kolonlarında ve malzemede hata varsa, sırası ile bütün kat kolonları aşağıdan yukarıya domino etkisiyle yıkılır.
5 katlı bir bina, perde betonarme duvar yok, kolon direk döşemeye bağlanıyor yani taşıyıcı kiriş yok, kolon içerisinde, sadece 4 adet düz çelik donatı kullanılmış, kolon kesiti yetersiz, çelik donatı oranı yetersiz, çelik donatıyı ve betonarme dayanımını birleşim noktasında daha güçlendirecek sargı donatısı (etriye) aralığı çok fazla ve deprem şartnamesine uymuyor. Deprem bölgelerinde, kolon-kiriş/döşeme birleşim yerlerinde etriyeler 10 cm veya hesapla elde edilecek daha küçük aralıklarla yerleştirilmelidir. Ayrıca beton kolon kesit alanının en az yüzde biri kadar çelik alanı beton kolon çevresine yerleştirilmelidir; örnek olarak dikdörtgen kolonlardan 4 adet 16 mm çaplı çelik çubuk.
Ayrıca kalitesiz beton ve büyük ihtimalle deniz kumu kullanıldığından bu kum içindeki tuzların neden olduğu çelik donatıdaki paslanma ve neticesinde beton-çelik donatı birleşimlerinin (aderansın) bozulması, çeliğin betondan sıyrılması. 
Tasarımcı mühendislere çok büyük bir ders olmalı bu tablo Betonarme yapıların deprem anında yapı elemanları üzerine gelen enerjiyi söndürebilmesi/azaltabilmesi için yapının esnek (düktil) olacak şekilde tasarlanmasında büyük fayda vardır. Yapı elemanları esneyebilmeli, deplasman yapabilmeli, hatta belki ufak çatlamalar olabilir ancak kuvvetli bir deprem altında bile az hasarla depremi atlatabilmelidir. Bunu sağlamak için de yapı elemanlarının içinde uygun oranda çelik donatı kullanılır. Betonarme hesaplarında kullanılacak çelik donatının beton kesite göre maksimum bir oranı tanımlanmıştır. Bu da yüzde dörttür, yani 100 cm karelik bir beton kolon kesitinde 4 cm karelik bir çelik kesit alanı bulunabilir. Bu oran aşılmadığı sürece beton ve çelik birlikte esnek davranış gösterir, deplasman yapar ancak tamamen yıkılmaz. Bu oran aşıldığında ise betonarme elemanlar birleşim yerlerinde aniden ayrılırlar ve kırılırlar. Ayrıca çok fazla çelik donatı kullanıldığında beton kesit üzerine gelen yükleri kaldıramaz. Bu resimde, hiç hesaba gerek olmadan görülüyor ki, kesitte ve birleşim yerinde kullanılan çelik donatı oranı yüzde dördün çok üzerinde. Bu da betonun deprem yükünü taşımasını engellemiş, yapının esnek davranamadan kırılmasına ve yıkılmasına neden olmuş. Tasarımı yapan mühendis herhalde ne kadar çok çelik donatı kullanırsam o kadar sağlam olur düşüncesindeydi, ne ölümcül hata! 
Yukarıdaki resimle aynı yapı ve aynı problemler: maksimum donatı oranı aşılmış, kalitesiz beton ve neticesinde tüm birleşim yerleri patlayarak yapı yerle bir olmuş. Tabii ki buradaki ölü oranı çok yüksekti (Yalova, Aydın 1 Sitesi).
Yine aynı binalar ve betonun kalitesizliği çeliklerin ne kadar kolay sıyrıldığından rahatlıkla anlaşılıyor.
Yalova'dan Gölcük'e doğru sahil boyunca bir çok site binasında büyük hasarlar mevcut, tamamen yıkılan binaların yanında bir de sadece birinci katı yıkılmış bina sayısı çok fazla.
BİNALARDA YANGIN TAHLİYE PLANI
1. Binanın Genel Durumu :
Binanın kaç katlı olduğu, kaç tane giriş-çıkış kapısı bulunduğu, sığınak olup olmadığı, hangi katlarda laboratuar bulunduğu, nerelerde parlayıcı-patlayıcının bulunduğu gibi genel bilgiler olması gereklidir.
2. Personel Durumu:
Görevi, Adı Soyadı, Ünvanı, İş tel.,cep tel.faks numaraları yazılır.
3.Bina Tahliye Planı Komisyon Üyeleri :
Doğal bir afet veya büyük bir yangın olmadan önce, olacakmış gibi düşünülüp binanın boşaltılmasına ilişkin planı yapacak olan üyelerin belirlenmesi ve en az üç kişi olması gerelmektedir.
4. Faraziyelerinizi belirleyiniz:
Örneğin afetin veya yangının binada faaliyetlerin devam ederken oluştuğu gibi
5. Hareket tarzınızı belirleyiniz:
Birimdeki insanların bir bakıma iş bölümü yapması gibi yangın anında kim nerde ne görev üstlenecek,tahliye planı nasıl uygulanacak,bu gereklidir. Öğretmenler nasıl hareket edecek, Öğrenciler nasıl hareket edecek, Doktorlar, hemşireler, sağlık görevlileri ve diğer çalışanlar nasıl hareket edecek, Ayaktan tedavi olan hastalara nasıl ve kimler yol gösterecek ve yatan hastalar hastaneyi ne şekilde ve kimlerin refakatinde terk edecektir.Bunlar önceden kurulan birimler tarafından yangın anında uygulanmalıdır.
6. Çıkış kapılarını belirleyiniz:
a) Birinci kattan başlanarak boşaltma işlemine geçilir.
b) Birinci kattaki ………….. nolu odalardan başlanarak sırası ile boşaltılır.
c) Birinci katta bulunanlar binayı A kapısından boşaltırlar.
d) İkinci katta bulunan odalar sırası ile ……………nolu odalardan başlanarak boşaltılır.
e) İkinci katta bulunanlar binayı ….. kapısından boşaltırlar.
f) Varsa diğer katlar için de hangi odalardan başlanacağı ve hangi kapılardan çıkış işlemi yapılacağı belirtilir.
7. Görevliler :
Bina boşaltılırken yol gösterecek görevliler kimlerdir. Her kat için ayrı ayrı belirlenir. Bu kişiler bina boşaltılırken hem yol gösterecek, hem de bulundukları kat boşaldıktan sonra odaları tek tek kontrol ederek katta kalan olup olmadığını, yangın olup olmadığını kontrol ederek en son bu kişiler binayı boşaltacaklardır.
8. Toplanma merkezi:
Bina boşaltıldıktan sonra nerede toplanacağı dabelirlenmelidir.
9. Kayıt Merkezi:
Binadan çıkan öğrenci veya hastaların kayıt altına alma işlemi. Bu işlem sınıf sınıf olabileceği gibi her kat için veya her bölüm içinde ayrı ayrı düzenlenebilir.Bu sayede içeride kimlerin kaldığı belirlenir.
10. Kayıt Merkezi Görevlileri:
Kayıt Merkezi görevlilerinin kimlerden oluşturulduğu adı soyadı, ünvanı, görev yeri ve telefon numaraları yazılır. Bölümün büyüklüğü ve öğrenci sayısına göre yedekleri ile birlikte belirlenir.
11.Binada kalanların kurtarılması:
(Afetin olduğu ilk saat diliminde panik ve kargaşa olacağı için ilk hamlede herkes öncelikle kendine yardımcı olacaktır. Diğer birimlerde de aynı şeyler olacağı için kendi Dekanlığınızda kim içerde kalanlara müdahale edecektir. Basit kurtarma(yapısal olmayan malzemelerin altından insan kurtarmak, sıkışmış insanları çıkarmak veya yaralanmış kişileri çıkarmak gibi,yapısal olan(kolon,kiriş gibi) malzemelerden insan kurtarmak için gerekli kurumlardan Rektörlük kanalı ile yardım istenecektir.) yapabilecek kişiler belirlenerek adı soyadı, ünvanı, görev yeri ve tel. yedekleri ile belirlenerek yazılır.
12. Yaralılara ilk yardım:
(Afetin olduğu ilk saat diliminde panik ve kargaşa olacağı için ilk hamlede herkes öncelikle kendine yardımcı olacaktır. Diğer birimlerde de aynı şeyler olacaktır. Bu nedenle içeriden çıkarılan yaralı insanlara ilk yardım eğitimi almış kişilerden ilkyardım yardım yapabilecek kişilerin belirlenmesi gerekmektedir. Adı soyadı, ünvanı, görev yeri ve tel. yedekleri ile belirlenerek yazılır.)
13. Başlangıç Yangınlarının söndürülmesi:
(11 ve 12 nolu maddedeki işlemler bu kısım içinde geçerlidir.)
14.Olay kumanda merkezi (idare merkezi):
(Bina boşaltıldıktan ve içerideki kurtarılabilecek insanlar kurtarıldıktan sonra durum hakkında Rektörlük kriz merkezine rapor verilmesi gerekmektedir. Bunun için çalışır durumdaki faks cihazları veya faks cihazları çalışmıyor ise bir kurye ile durum Rektörlüğe rapor edilir.)
15. Bina ağır hasarlı ise geçici barınmanın nerede yapılacağı:
Burada en sağlam ve en yakındaki bina seçilir.
16. Bina da görünür olarak bir şey yoksa nasıl bir işlem uygulanacağı ve tekrar normal çalışmaya ne şekilde dönüleceği
Bina da hasar olup olmadığı gerekli birimler tarafından kontrol edildikten sonra gerekli işlemlere geçilir.
Bina ve kişi durumuna göre ilave maddeler eklenebilir.
SAMSUNGUN FARK YARATAN KAMERASI
Bu kamera megapiksel değeri veya ekranıyla sıradan gibi görünebilir. Ama öyle bir özelliği var ki...
Samsung'un önümüzdeki Eylül ayında piyasaya sürmeye hazırlandığı yeni dijital fotoğraf makinesi PL90, "neden bugüne kadar kimse bunu düşünemedi" dedirten çok farklı bir özelliğe sahip. Hayır, PL90 megapiksel değeri ya da zum oranıyla fark yaratmıyor. Onun farkı, dahili bir USB çıkışına sahip olması.
Makinenin alt kısmında bulunan USB çıkışı, belki de ilk kez USB kablo taşıma derdini tarihe gömüyor. Kamerayı kabloya ihtiyaç duymadan PC'ye bağlamak ve fotoğrafları aktarmak mümkün.
2.7 inç'lik LCD ekranı, 4X optik zumu ve 12.2 megapiksel çözünürlüğü, PL90'ın teknik özellikleri arasında. Kamera, aynı zamanda video çekimi de yapabiliyor.
PL90'ın fiyat etiketinde ise 200 dolar gibi bir rakamın yazması bekleniyor.
3D Video Çekim Teknolojisi Geldi
Hollywood için kullanılan 3D çekim teknolojileri şimdi kolayca evlere taşınıyor.
Panasonic, Hollywood film stüdyolarında yıllardan bu yana gerçekleştirilen araştırmaların sonucunda profesyonel bir 3D sistem kamera geliştirmeyi ve evlerdeki 3D uyumlu televizyonlarda da üstün kalite Full HD 3D görüntülerin izlenmesini sağlamayı başarmıştı.
Panasonic’in bunu takip eden adımı ise, evinde 3D kaydetmek isteyenlerin, yalnızca 3D çevrim lensini takmalarının yeterli olduğu, tüketicilere yönelik dünyanın ilk video kamerası Panasonic SDT750 oldu. 3D kayıt, yakın zamanlara dek yalnızca profesyonel görüntü üreticilerine tanınan bir ayrıcalıkken, bugün Panasonic yayım teknolojisiyle sunulan yeni 3MOS Sistemli video kamera sayesinde kullanıcılar rahatça kendi 3D filmlerini çekecek.
Panasonic SDT750'nin sahip olduğu yüksek duyarlılığa sahip ve geliştirilmiş NR teknolojisine sahip 3MOS Sistem, zayıf ışıklı ortamlarda en güzel görüntüler çekebiliyor.
3G Teknolojisinin Yıldönümü
Bir yıl önce bugünlerde Türk Dil Kurumu’nun ‘3N’ tavsiyesiyle müdahil olduğu bir kavramla tanıştı Türkiye. Cep telefonu üzerinden görüntülü görüşme, geniş bant internet kullanımı gibi önemli yenilikler getiren üçüncü nesil (third generation-3G) teknoloji ve iletişim alanında önemli bir kavşak olarak nitelendiriliyor. 3G’ye giren 101. ülke olduk. Gecikmeli de olsa bir yıllık bir tanışıklığımız var 3G ile. Türkiye’de cepten maç ve film keyfi ya da ‘o da beni görecek mi konuşurken?’ şeklinde konumlandığından ‘3G hayal kırıklığına yol açtı’ diyenler olabilir…
3G teknolojisi kısaca telefonla uydu aracılığı ile veri alma veya göndermedir. Eski GPRS sistemlerde ses normal olarak giderken, yeni nesil 3G de ise ses veri olarak gidecektir.Laptopunuzudan cep telefonu aracılığı ile geniş bant olarak internete bağlanabilirsiniz, cep telefonuzun taracısıyla internete bağlanabilir,görüntülü konuşma yapabilir, tv izleyebilirsiniz.
Ülkemizde mobil telekomünikasyon sektörünün ilk uygulamasını oluşturan 1G sistemleri üzerinden sadece ses hizmetlerini sunabilmek mümkünken, 2G Sayısal sistemler daha kaliteli ses hizmetlerinin yanı sıra SMS gibi basit veri hizmetleri de sunulabilir hale geldi.
2.5G olarak adlandırılan geçiş döneminde ise, mobil şebekeler üzerinden internete erişim imkanı sağlandı ve veriye dayalı hizmet türlerinde artış kaydedildi.Her kuşakta ses hizmeti sunulabilirken,bir sonraki kuşak daha kaliteli ses hizmetinin yanında daha hızlı ve zengin içerikli veri iletişimine imkan sağlıyor.
CEPTEN GÖRÜNTÜLÜ KONUŞMA DÖNEMİ
3G sistemlerinde hızlar artık Megabitlerle ifade edilmekte ve 2Mbps hızına, bir sonraki teknolojiyi oluşturan HSDPA'de (High Speed Downlink Packet Access -3.5G) 14 Mbps veri iletim hızlarına teorik olarak ulaşılabiliyor.
Hızdaki bu artış özellikle bilgiye erişim açısından alışılan erişim kavramına yeni bir boyut getirecek. Mobil ortamda görüntülü telefon hizmetleri, e-posta alıp gönderme, bankacılık hizmetleri, yüksek hızlarda internet erişimi, etkileşimli oyunlar, canlı radyo TV yayınlarına erişim gibi pek çok hizmetler, 3G mobil terminal cihazları tarafından rahatlıkla sağlanabilmektedir.
CEPTE HIZLI VE ZENGİN İÇERİK
3G şebekeleri üzerinden ses hizmeti sunulacak olsa da esas ağırlık hızlı ve zengin içerikli veri uygulamaları oldu. 3G şebekelerinin faaliyete geçmesiyle;cep telefonundan internete hızlı erişimin yaygınlaştığı, e-devlet uygulamalarına önemli bir ivme kazandırdığı, sağlık hizmetleri, uzaktan eğitim, mobil-kütüphane, internet üzerinden bilimsel laboratuvarlara erişim, internet üzerinden dil eğitimi gibi uygulamalar ile eğitime katkı sağlaması da önemlidir.
Görüntülü alonun aslında GSM şirketlerinin sunacağı hizmetlerden sadece biri olduğu dikkate alındığında bardağın dolu tarafı daha önem kazanıyor. Artık özellikle büyükşehirlerde Turkcell, Vodafone ve Avea abonesi bankacılar, gazeteciler, işadamları, hatta üniversite öğrencileri mini dizüstü bilgisayarları ya da akıllı telefonları (smart phone) ile internete bağlanıyor. Önceki dönemle mukayese edilemeyecek data indirme hızına ulaşılıyor mobil internette. Bu durum kablolu internette de rekabeti getirdi ve Türk Telekom, müşterilerini 3G rüzgârına kaptırmamak için cazip kampanyalar yapıyor. Tüketici hem hızlı hem de daha hesaplı bir hizmet almaya başladı.
Rekabet 3G’nin ilk yılında baz istasyonu, şebeke yönetimi gibi arka planda kalan yatırımlara ağırlık verildiği için pazarlama tarafında tam hissedilmedi. Araba otoyola yeni ulaştı. 3 GSM şirketi ve Türk Telekom başta olmak üzere sektörün tüm oyuncuları bugünden itibaren hem hesaplı hem de hızlı internete ağırlık verecek. Bir anlamda ‘hız’ı bilinen anlamının ötesine taşıyacak yarış daha yeni başlıyor.
XP95 Deketör Serisi Ekipmanları Çalışma Prensipleri
XP95 Deketör soketi ve Patentli XPERT Kart
Soketler,dedektörlerin güç kullanmadan ve tek pozisyonda kolayca monte edilebileceği şekilde tasarlanmıştır.Patentli XPERT kart sayesinde adres bilgisi hiçbir elektronik devre olmadan dedektör soketi üzerinde tutulmaktadır.Adresleme devreye alma esnasında kodlanmış plastik kartın dedektör soketine yerleştirilmesiyle yapılır ve böylece sokete takılır dedektör servis maksadıyla ne kadar sık değiştirilse değiştirilsin adres sabit kalır.
Patentli XPERT Kart ile Otomatik Adresleme
Dedektör sokete yerleştirildiğinde,kart üzerinde çıkarılan tümseklerin kombinasyonuna göre dedektörün alt aktivasyonuyla adresleme yapılmaktadır.
OLDHAM GAZ ALGILAMA SİSTEMİ

MX 42A
4 kanallı bir gaz algılama paneli olup her kanalına bir gaz dedektörü bağlanmaktadır.Her kanal için 3 ayrı alarm seviyesi bulunmaktadır.
Endüstriyel tesislerde, kazan dairelerinde, otoparklarda ve gaz kaçağı olan yerlerde kullanılmak üzere tasarlanmıştır
MX 52A
16 kanallı bir gaz algılama paneli olup her kanalına bir gaz dedektörü bağlanmaktadır.Her kanal için 3 ayrı alarm seviyesi bulunmaktadır . Patlayıcı ve zehirli gaz kapsayan ortamda çalışan personeli ve ekipmanları korumanız için mükemmel performans sağlar.. Endüstriyel tesislerde, kazan dairelerinde, otoparklarda ve gaz kaçağı olan yerlerde kullanılmak üzere tasarlanmıştır.

Oldham gaz kontrol cihazlarına bağlanır ve gaz patlama riski olan alanı korumak için buralara yerleştirilir. Koruma sınıfı IP 66’dır.Suya ve kirliliğe dayanıklıdır .Katalitik oksidasyon prensibine göre çalışır.İçerisinde pelistör ve watson köprüsü vardır. Çıkarılabilen filtresi muhafazası açılmadan değiştirilebilir. 0-100% LEL gas ölçümü yapar. EEX ed IIC T6 ou T5- INERIS 00.E5002X-EN50054 and EN50057 onaylarına sahiptir.

Beş farklı gazın kontrol edilebilme özelliği tek bir kontrol cihazı üstünde toplanmıştır. Sabit algılama sistemlerinin kullanımının uygun olmadığı yerler için dizayn edilmiştir. 4 farklı gazı aynı anda algılayabilmektedir. MX4 sağlam,küçük ve kullanımı kolaydır.
IP 66 ve IP67 koruma sınıfı ile toza ve suya karşı çok dayanıklıdır.Değiştirilebilir akıllı sensörler,12 saate kadar çalışabilme,ultra parlak led alarm,güçlü sesli alarm (95 db),patlayıcı ortamlarda instrincially safe şarj edilebilme sahip olduğu diğer özelliklerdir.
MX4 aşağıdaki sertifikalara sahiptir.
UL
Class I, Division 1, Groups A B C D, T4
Class II, Groups F G (Carbonaceous & Grain Dust) AEx d ia IIC T4
ATEX Ex d ia I/IIC T4 ; Equipment Group and Category II 2G and I M2
IECEx Ex d ia IIC T4
CSA Class I, Division 1, Groups A B C D, T4
C22.2 No. 152 for %LEL reading only Ex d ia IIC T4
SD3 Marine Sertifikalı Ürünler
|
OC05 Konvansiyonel optik duman dedektörü
1 programlanabilir indikatör çıkışına ve kilitli tabana sahiptir.Havadaki çok küçük duman partiküllerini algılayabilecek kadar hassastır (0, 3μm to 2μm). EN54-7, CE ve CPD uyumludur Marin Bureau Veritas sertifikalıdır.
|
|
|
TSC05 Konvansiyonel sabit ısı dedektörü
1 programlanabilir indikatör çıkışına ve kilitli tabana sahiptir.62 °C ye ulaşan sıcaklıklarda uyarı verecek şekilde dizayn edilmiştir. EN54-5, CE ve CPD uyumludur. Marin Bureau Veritas sertifikalıdır.
|
|
|
TRC05 Konvansiyonel ısı artış hızı + sabit ısı dedektörü
1 programlanabilir indikatör çıkışına ve kilitli tabana sahiptir.Hem 62 °C ye ulaşan sıcaklıklarda hem de ortamdaki sıcaklığın ani değişimlerde uyarı verir. EN54-5, CE ve CPD uyumludur.Marin Bureau Veritas sertifikalıdır.
|
|
|
VIREX IR alev dedektörü
Çift infrared sensörlü exproof alev dedektörüdür. Yanıcı alanlar için koruma sağlar.
CE 0081 II 1 G Eex ia IIC T6/LCIE 03 ATEX 6349 X.
Marin Bureau Veritas sertifikalıdır.
|
|
|
IRY2 IR alev dedektörü
Çift infrared sensörlü alev dedektörüdür. Yanıcı alanlar için koruma sağlar.45° Açıyla 25m mesafede algılama yapar.EN54-10 uyumludur.Marin Bureau Veritas sertifikalıdır.
|


